Çalışma Saatleri: Pazartesi - Perşembe: 17:00 - 18:00
+49 (0) 175 910 13 10
   Türkçe
   Almanca

Medya

Almanya'da üç Türk'e başarı ödülü



Frankfurt'ta yabancı kökenli 37 kişinin ödüllendirildiği törende, Prof. Dr. Hüdayi Korkusuz, Prof. Dr. Şemi Şen ile Akbank AG Yönetim Kurulu Başkanı Özcan da ödül aldı.

Frankfurt Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Frankfurt Yabancılar Meclisi tarafından Paulskirche Kilisesi'nde yabancı kökenli başarılı şahsiyetlerin ödüllendirildiği bir tören düzenlendi.

Bu yıl 37 kişinin ödüllendirildiği törende, Türkiye'den Frankfurt Goethe Üniversitesi Kliniği Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Hüdayi Korkusuz, eski Frankfurt Höchst Hastanesi Kardiyoloji, Anjiyoloji ve Acil Tıp Merkezi Direktörü Prof. Dr. Şemi Şen ile Akbank AG Yönetim Kurulu Başkanı ve Almanya Merkez Bankası Danışma Kurulu Üyesi Banu Ejder Özcan ödüle değer bulundu.

Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann, yaklaşık 500 davetlinin katıldığı törende, göçmen kökenli kişilerin önemine işaret etti ve yabancı kökenli şahsiyetlerin Frankfurt'a hem ekonomik hem de kültürel anlamda büyük katkı sağladığını vurguladı.

"MÜSLÜMAN OLARAK GURUR VERİCİ"

Prof. Dr. Korkusuz, ödüle layık görülmesinden dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Ancak bundan daha önemlisi şu anda Avrupa ve Almanya'da İslamofobi dalgası var. Buna karşı böyle bir ortamda bir Müslüman olarak gurur verici bir ödül oldu." dedi.

Almanya'da yabancılara yönelik ayrımcılık yapıldığına dikkati çeken Korkusuz, "Çalıştığımız yerde akademisyen olsak dahi bazı zorluklar çekiyoruz. Burada normal bir işçi olsaydık daha fazla baskı olacaktı diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

www.ntv.com.tr/dunya/almanyada-uc-turke-basari-odulu,vOTkPNKh1UO78zscsBp4LQ

Frankfurt’a katkı sağlayanlara ödül



Frankfurt Yabancılar Meclisi, kente katkıda bulunanları ödüllendirdi. Almanya’nın demokrasi beşiği olarak anılan Paulskirche’deki törende Prof. Dr. Şemi Şen, Goethe Üniversitesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Hüdayi Korkusuz ile Akbank AG Ceo’su Banu Ejder Özcan da ödül aldı.

www.hurriyet.com.tr/frankfurta-katki-saglayanlara-odul-40676658

Bir milyon euroluk devlet teşviki

Termal ablasyon ile guatr nodül tedavisi geleceğe yol gösteren tedavi sekli olarak görünülüyor. 02.12.2017 de Almanyanin Frankfurt sehirinde olan Alman termal ablasyon merkezi (DZTA) bu konuda ilk uluslar arası kongreyi düzenlledi. Alman devleti bu tedavi seklinin geliştirilmesi icin bir milyon Euro teşvik ile desteliyor.


06. Ocak 2017

5 Ocakda piyasadaki en yeni jenerasyon Ultrason tekniğini Prof. Dr. Dr. Hüdayi Korkusuz yönetiminde olan Frankfurt Alman termal ablasyon merkezi (DZTA) yerleştirildi: HIFU Beamotion. Bu cihaz ile yüksek frekansta ultrason isinini kullanarak tedavi zamanını yüzde 70 kısaltıyor

05. Ekim 2016

Prof. Dr. Dr. Korkusuz dünyada ilk kez hormon üreten partiroid bezini bipolar radyofrekanz tekniği ile tedavi etti.Almanyada ilk kez: Guatr kanseri sicaklila bozdu

13. Temmuz 2016

Prof. Dr. Dr. Korkusuz şimdiye kadar ilk kez guatr kanseri metastasini termal ablasyon tedavi etti Radio frekans ile guatr nodulü karşı

7. Temmuz 2015

Prof. Dr. Dr. Korkusuz dünyada ilk doktor olarak bir cocukda sıcak tiroid nodülü tedavi etti

TİROİD TEDAVİSİNE MİLYONLARCA DESTEK

Termablasyon gelecekte tiroid nodüllerinin tedavisi için bir numaralı seçenek olmaya aday. Bu tedaviyle ilgili ilk uluslararası kongre 2 Aralık 2017'de Frankfurt'ta Prof. Dr. Dr. Hüdayi Korkusuz tarafından düzenlendi. Hükümet bu yüksek teknolojinin daha da geliştirilebilmesi için 1 milyon Euro’dan fazla destek sağlıyor.

Prof. Dr. Dr. Hüdayi Korkusuz’la Frankfurt bu tedavide dünyanın öncüsü.

Ağustos 2012’de Prof. Dr. Dr. Hüdayi Korkusuz Avrupa’da bir ilk olarak termablasyon tedavisinin bir çeşidi olan mikrodalga ablasyonu tiroid nodülü üzerine uyguladı. Yaklaşık bir yıl sonra da Bipolar Radyofrekans Ablasyon ile tiroid nodülünü tedavi ederek dünyada bir ilki gerçekleştirdi. DZTA’da kuruluşundan bu yana yaklaşık 3 yılda 1000’den fazla tiroid nodülü termablasyon ile tedavi edildi. Ayrıca in-operable paratiroid adenomları da bu yöntem sayesinde etkin bir şekilde tedavi ediliyor.

Uluslararası Tiroid Nodülleri ve Termablasyon Kongresi
2 Aralık 2017
Üniversite Hastanesi Frankfurt
Kayıt ve Bilgi: www.dzta.de/veranstaltungen/

Tiroid nodülleri Almanya nüfusunun yaklaşık %30’unu ilgilendiren bir konu. Her yıl 100.000’e yakın nodül, cerrahi müdahale veya radyoaktif iyot ile tedavi ediliyor. Ancak her iki yöntemin de dezavantajları mevcut. Cerrahi müdahaleler genelde tiroidektomi (tüm tiroid dokusunun çıkarılması) şeklinde yapılıyor ve hasta ömür boyu tiroid hormonunu dışardan almak zorunda kalıyor. Diğer yandan radyoaktif iyot tedavisi bazı vakalarda etkin tedavi sağlamıyor. Prof. Korkusuz hastalarına alternatif olarak çeşitli termablasyon terapi seçeneklerini sunuyor. 2 Aralık 2017 Cumartesi günü İlk Uluslararası Tiroid ve Termablasyon Kongresinde bu modern tedavinin yanı sıra tiroid nodüllerinin klasik tedavileri de uluslararası alanda tanınan uzmanlar tarafından masaya yatırılacak.

Prof. Korkusuz; “3 yıl önce DZTA kurulduğundan beri termablatif sürecin muazzam gelişimini gördük. Şimdi kongrede tüm bu süreci ele alacağız.”

Hükümet geleceğin teknolojisini destekliyor.

Konferans, termablasyon tedavisinin tiroid nodüllerinin tedavisinde kabul gören bir teknik olarak tanınmasında büyük bir adım. Böylece Prof. Korkusuz bir başarıya daha imza atıyor. Eğitim ve Araştırma Bakanlığı Prof. Korkusuz’un Alman Kanser Araştırma Merkezi (DKFZ) işbirliği ile Heidelberg’te yaptığı “Echotrack” isimli projesine sponsor olarak termablasyonu daha etkili ve güvenli hale getirmek adına destekliyor. Termablasyon tiroid nodüllerinin tedavisinde öncü bir terapi konsepti haline geldi. Araştırma Bakanlığı'nın sağladığı finansman, Prof. Korkusuz'un alanında öncü olduğunu ve bu teknolojide büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.

Echotrack olarak adlandırılan sistemde termablasyon işlemi için proba ultrason rehberliğinde pozisyon veriliyor. Şöyle ki; tedavinin eş zamanlı izlemine ek olarak sistem probun sanal ortamda üç boyutlu konum bilgilerini de veriyor. Bu, tiroid nodülleri içerisinde daha doğru bir konumlandırma ile termal ablasyonun daha hızlı ve daha güvenli bir şekilde uygulanmasını sağlıyor. Prof. Hüdayi Korkusuz; “Çalışmalarımızın hükümet tarafından onaylanmasından oldukça memnunuz. Finansman desteği bize termablasyon ile daha fazla hastayı nazik ve güvenli bir şekilde tedavi etme imkanı veriyor.” şeklinde belirtti.

Fon, Hükümet'in yeni ‘Yüksek Teknoloji Stratejisi’ çerçevesindeki "Almanya için Yenilikler" bünyesinde sağlanıyor. Amaç, araştırmalardan gelen fikirleri yenilikçi ürünlere, hizmetlere ve toplum için kazanımlara daha da hızlı bir şekilde dönüştürmek. Fonlama girişimi “Bilimsel araştırmanın teknolojik ve sosyal yenilik potansiyelinin doğrulanması - VIP + " burada başlıyor, bilimsel sonuçları sistematik olarak doğruluyor ve yeni uygulama alanları açarak araştırmacıları destekliyor. EchoTrack’ın proje sponsoru ise VDI/VDE Innovation + Technik.

Prof. Korkusuz, tiroid nodüllerine en hızlı ultrason tekniklerini kullanıyor.

Basın bülteni 06 Ocak 2017

5 Ocak'ta, tiroid nodüllerinin tedavisi için son jenerasyon hassas ultrason teknolojisi kuruldu: HIFU Işınlama Tekniği. Yüksek Yoğunluk Odaklı Ultrason (HIFU) cihazı, hastalara tedavi süresini önemli ölçüde azaltma avantajını sunuyor. Tedavi süresi yaklaşık % 70 kısalıyor. HIFU yöntemi ile benign ve malign kitleler vücutta tek bir kesiye bile ihtiyaç duymadan tedavi ediliyor. Sadece hastalıklı doku tahrip edilerek cilde ve sağlıklı tiroid dokusuna bir zarar verilmiyor. Dolayısıyla tiroid fonksiyonları korunuyor ve hasta tedavi sonrasında ilaç kullanmak durumunda kalmıyor. Bu olağanüstü teknoloji sayesinde tedavi oldukça rahat ve güvenli.

Alman nüfusunun % 20’den fazlasında bir ya da birden fazla tiroid nodülü mevcut. Nodülden dolayı tiroitte meydana gelen büyüme kişiyi rahatsız eden çeşitli semptomlara neden olabilir. Boğazda kitle hissi, baskı hissetme, ses kısıklığı veya sürekli boğazı temizleme ihtiyacı sık karşılaşılan olası sonuçlardır. Daha önce nodüller genellikle cerrahi ile çıkarılırdı. Ancak cerrahi hastalar için ağır bir tedavi ve elbette riskleri mevcut. HIFU ile tümörler oldukça nazik ve güvenli bir şekilde tedavi edilebiliyor. Termablasyon olarak adlandırılan tekniklerle, hastalıklı doku ısı ile tahrip ediliyor. Bu tekniklerin çoğunda vücuda bir iğne ile girilmesi gerekiyor. Ultrason tedavisinin can alıcı noktası vücutta herhangi bir insizyon gerektirmemesi. Derinin altındaki dokuyu, deri ve çevre dokulara zarar vermeden temizliyor. Ultrason dalgaları güneş ışınları gibi büyüteç vasıtasıyla tiroid bezinde belirlenen noktaya hassas bir şekilde odaklanıyor. Böylece doku lokal ısınırken çevre dokulara zarar vermiyor. Isı ile tiroid bezinin hastalıklı hücreleri yok oluyor ve daha sonra vücut tarafından degrede ediliyor. HIFU ile bu işlem artık daha hızlı yapılabiliyor. Bunu sağlayan ise yeni cihaz başlığının minimal rotasyonu. Sonuç olarak ultrason ışını daha büyük bir alanı kapsayarak başarıyla tedavi sağlıyor. Örneğin 5 mm3’lük bir nodül için önceki cihazla bir saat gerekirken yeni başlıkla bu süre 15 dk’ya iniyor. Tedavi bu şekilde hastalar için daha rahat.

Her hasta için en doğru prosedür

Prof. Korkusuz, uluslararası HIFU prosedürünü kurdu. 2014 yılında tiroid nodüllerinin ultrason ile tedavisini ilk kez Almanya’da gerçekleştirdi. HIFU tedavisi, tiroid cerrahisine alternatif olarak Prof. Korkusuz tarafından sunulan Termoablasyon yöntemlerinden biri. Prof. Korkusuz ayrıca, bu teknolojinin daha da geliştirilmesi ve kullanılması konusunda uluslararası lider konumunda bulunuyor. Prof. Hüdayi Korkusuz başkanlığındaki doktor ekibi, HIFU tedavisinin ideal bir şekilde uygulanması için "Frankfurt Protokolü"nü geliştirdi. Protokol dünya genelinde yaygın bir şekilde kullanılıyor. Alman Termablasyon Merkezi (www.dzta.de), Almanya'daki tiroid nodüllerinin termablasyon ile tedavisini optimize etmeyi amaçlıyor ve farklı prosedürlerle deneyimler konusunda doktor değişimini teşvik ediyor. Bu sayede doktorlar kendi termablasyon bilgilerini kontrol ve tasdik edebilirler. Böylece Frankfurt daha da kaliteli bir tedavi olanağı sağlayabilir.

Paratiroid adenomu: Prof. Korkusuz şimdi daha hassas vuruyor

05 Ekim 2016 basın bülteni

Prof. Korkusuz güvenli bipolar radyofrekans ablasyon kullanarak hormon üreten benign bir paratiroid tümörü çıkaran dünyadaki ilk kişiydi. Hiperparatiroidizm yaygın hormonal hastalıklardan biridir ve genellikle paratiroid dokunun proliferasyonu ile ortaya çıkan adenom adını verdiğimiz benign tümörden kaynaklanır. Bu bozukluk aynı zamanda primer hiperparatiroidizm (pHPT) olarak da adlandırılır ve vücudun kalsiyum dengesini düzenleyen paratiroid hormonunun aşırı üretimiyle karakterizedir. Hormonun fazla üretimi kalsiyumun kemikten ayrılmasına ve kanda yükselmesine neden olur. Sonuç olarak osteoporoz ve ciddi kemik kaybı ortaya çıkar. Söz konusu hormon bozukluğu ek olarak kalsiyum içeren böbrek taşlarının, kardiyak aritmilerin, yorgunluğun, huzursuzluğun artmasına ve her şeyden önce cinsel ve duygusal ilgi eksikliğine neden olabilir. Bu hormon bozukluğunun uzun süreli tek tedavisi etkilenen paratiroid dokusunun cerrahi olarak çıkarılmasıydı.

Prof. Korkusuz, hastalığın minimal invaziv tedavisi için bipolar radyofrekans ablasyon prosedürünü geliştirdi, üstelik dünyada bir ilk olarak. Prosedür, özellikle hassas bölgelerdeki paratiroid adenomlarını nazikçe ortadan kaldırma potansiyelinde. Prof. Korkusuz; “Bu yeni gelişme ile umut verici tedavi yöntemimizi ileriye götürmekten oldukça memnunuz”

Hassas ısı etkisi ile düşük riskli terapi

Bu yeni tedavide, ilk önce küçük bir prob lokal anestezi altında deriden geçilerek adenom içerisine sokuluyor. Daha sonra doktor probu yönlendirerek dokuya ısı enerjisini veriyor ve hastalıklı doku otomatik olarak yıkılıyor. Paratiroid bezlerinin tedavisinde ilk kez kullanılan bu yeni yöntem, etkilenen dokuyu diğer termablasyon formlarına göre daha az riskle tedavi ediyor. Monopolar teknoloji vücuda enerji verirken, bipolar radyofrekans ablasyonda enerji yalnızca iki yakın kutup arasında prob uçlarından akıyor ve arada kalan dokuyu ısıtıyor. Bu ince odaklama sadece yakın çevrede ısı oluşturuyor. Bu sayede çevre sinirler korunuyor.

Sadece iki dakikada şikayetler son buluyor.

Tedavi ilk kez Prof. Korkusuz tarafından paratiroid bezi hastalığı olan bir kadın hastaya uygulandı ve işlem yalnızca 129 saniye sürdü. Bir hafta içinde paratiroid hormonu seviyesi kanda normal seviyeye ulaştı. Bu sonuç, en küçük yapıların bile diğer dokulara zarar vermeden bipolar termablasyon ile güvenle tedavi edilebileceğini kanıtlıyor. Ayrıca işlem ayaktan tedavi şeklinde yapılıyor ve deride herhangi bir iz kalmıyor. Terapi, dünya çapında henüz yalnızca birkaç merkezde monopolar radyofrekans ablasyon veya lazer ablasyon şeklinde gerçekleştiriliyor.

Almanya’da bir ilk: Tiroid kanseri ısı ile yok edildi.

13 Temmuz 2016 basın bülteni

Prof. Korkusuz, tiroid karsinom metastazlarını termablasyon ile tedavi eden ilk kişi oldu.

Tiroid nodülleri çok yaygın bir fenomen. Alman nüfusunun neredeyse %20’sinde bir ya da birden fazla nodül var. Tümörlerin çoğu benign olmakla beraber % 0.2 si malign karakter göstermekte. Tiroid cerrahisi ve takiben verilen radyoaktif iyot tedavisi çoğu hastada tedavi sağlıyor. Ancak nadir vakalarda radyoaktif iyot tedavisi etkin olmuyor. Şu ana kadar böyle durumlarda ikinci bir ameliyat veya kemoterapi tedavisi gerekiyordu.

Tiroid karsinom metastazı olan bir hasta, termal ablasyon yöntemi ile Prof. Korkusuz tarafından başarılı bir şekilde tedavi edildi. Tedaviyi yapan Prof. Korkusuz; "Eğer ilerideki terapilerde iyi sonuçlar elde edilirse, radyoaktif iyot tedavisi, ameliyat veya kemoterapi tedavilerine uygun olmayan hastalar için tiroid kanseri servikal metastazlarının tedavisinde mükemmel bir alternatifimiz var. Bu yöntem oldukça etkili, ayrıca cerrahi ve kemoterapi ile karşılaştırıldığında çok az yan etkiye sahip.” şeklinde vurguluyor.

Etkili ve güvenli

Termablasyon benign tiroid nodüllerinde etkinliği kanıtlanmış bir yöntem. İşlem sırasında lokal anestezi altında küçük bir probla cilt geçilerek tiroid nodülüne giriliyor.Probla ısı enerjisi nodülün içine -bu vakada metastaza- yönlendiriliyor. Radyofrekans jeneratörü tarafından üretilen yüksek frekanslı alternatif akım probla nodül içine aktarılıyor ve doku ısınıyor. Dokuda meydana gelen ısı artışı nodülü yavaşça tahrip ediyor ve tahrip edilen doku vücut tarafından daha küçük moleküllere ayrıştırılarak yok ediliyor. İşlem nodüllerin sayısına ve büyüklüğüne göre değişkenlik göstermekle beraber 10-15 dakika sürüyor. Deride müdahale yerinde herhangi bir yara izi kalmıyor. İşlem sonrasında hasta rahatlıkla günlük aktivitelerine dönebiliyor. Hastane yatışı gerekmiyor.

Söz konusu olguda 86 yaşında bir hasta tedavi edildi. Hasta 2001 yılında tiroidektomi olmuş. Takiplerinde kanser hücrelerinin bir göstergesi olan tümör markerları tekrar yükselmiş ve ultrason ile servikal lenf nodlarında tiroid kanseri metastazı tanısı desteklenmiş. Ancak alanında uzman doktorlar çok yüksek risk nedeni ile hasta için yeni bir ameliyatı uygun görmemiş.

Hasta bu Şubat ayında Prof. Korkusuz ile tanıştı, Prof. Korkusuz ve ekibi tarafından tiroid kanseri metastazları başarılı bir şekilde tedavi edildi. Tedavi sonrası izlemde, lenf nodu metastazında üç ay sonra, kandaki tümör marker seviyesinin normal düzeye inmesi ile bağlantılı olarak % 80'lik bir hacim azalması görüldü.

Tiroid nodüllerinde Radyofrekans tedavisi

7 Temmuz 2015 basın bülteni

Prof. Korkusuz çocuk bir hastanın sıcak tiroid nodülünü tedavi eden ilk doktor oldu.

Yaklaşık bir yıl önce ebeveynleri kızlarının boynunda bir kitle olduğunu farkettiler. Yapılan muayenelerde kitlenin sıcak bir tiroid nodülü olduğu saptandı. Tiroid hormon düzeyleri önemli derecede artmış, bir aşırı fonksiyon mevcuttu. Genç hastada taşikardi, kalp çarpıntısı ve sinirlilik artışı gibi semptomlar vardı. Hasta ve ailesi riskler nedeniyle cerrahi operasyonu reddetti. Anne-baba kızlarının ömür boyu ilaç kullanımını istemedi, ameliyat ve anestezi risklerini göze alamadılar ve rotalarını Prof. Korkusuz’a çevirdiler. Yapılan ön muayene ve değerlendirmelerden sonra aile doktorlarla yaptıkları görüşmelerde radyofrekans ablasyon tedavisinde karar kıldı. Dünyada ilk kez bir çocuk bu yöntemle tedavi edildi. Uygulama komplikasyon gelişmeksizin başarılı oldu.

Isı, nodülleri etkili ve güvenli bir şekilde küçültüyor

Ayaktan yapılan tedavi için yalnızca lokal anestezi gerekiyor. Radyofrekans jeneratörü tarafından üretilen yüksek frekanslı alternatif akım probla nodül içine aktarılıyor ve doku ısınıyor. Dokuda meydana gelen ısı artışı nodülü yavaşça tahrip ediyor ve tahrip edilen doku vücut tarafından daha küçük moleküllere ayrıştırılarak yok ediliyor. Tedavi efektif bir şekilde tiroid nodülünün büyük kısmını yok ediyor. Prof. Korkusuz “Tedavi oldukça hafif, bu yüzden bilhassa çocuklar için uygun.” diye vurguluyor.

Termablasyon seçenekleri kişiye özel tedavi sağlıyor – İlk kez genç hastalar için de!

2012 yılından beri DZTA'da tüm iyi huylu tiroid nodülleri için alternatif tedavi olarak çeşitli termoablasyon yöntemleri sunuluyor. Ağustos 2012’de, MWA tanıtımı gerçekleşti, bunun ardından Ocak 2014’te ilk hastalara HIFU seçeneği sunuldu. Sıcak ve soğuk nodül birlikteliği olan hastalarda termal ablasyon ve radyoaktif iyot kombine tedavisi güzel sonuçlar verdi. Bu seçenekler sayesinde her hasta kendine en uygun yöntem ile tek tek tedavi edilebiliyor.



Radyofrekans tedavisinden üç hafta sonra 15 yaşında genç hasta, boynunda uygulamanın herhangi bir izi yok.


Tedaviyi gerçekleştiren Prof. Dr. Dr. Hüdayi Korkusuz